Televizyonun İcadı

Televizyonu icadı hakkında bilgi edinmek istermisiniz. Acaba tüm hayatımızın içinde yer alan ve hatta bazıları için olmazsa olmaz olan Televizyonun kim tarafından icat edildiğini anlatan bir yazı hazırladık. umarız bu yazımız merakınızı giderebilir.

Dünyada olup bitenleri anında görebileceğimiz ve haberdar olabileceğimiz çok önemli bir bilgi kaynağı olan televizyon günümüzde insanların zamanını önemli bir oranda alı koymaktadır. Örneğin Amerika da insanlar günlerinin yaklaşık 6 saatini televizyon karşısında geçirmekte. Şu dönemde saatlerce televizyon karşısında zaman geçirdiğimiz düşünürsek acaba televizyon icat edilmeden önce insanlar zamanlarını nasıl değerlendiriyorlardı.

Televizyon 1923 yılında icat edildiğine göre bu sorunun cevabını aramak için çok fazla geriye gitmemize gerek yok. İlk televizyon 1923 yılında icat edilmiştir. Türkiye de ise 1972 yılında ilk olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Televizyon kelimesinin nasıl türetildiği konusunda ufak bir bilgi paylaşımı yapmak gerekirse eğer; Televizyon kelimesi iki farklı kelimeden oluşmaktadır aslında , Tele kelimesi Yunanca da ( Uzak ) ve Latince Visio ( Gör ) anlamına gelen iki farklı kelimeden oluşmuştur.

İlk televizyon 1923 yılında İngiltere’nin Hasting isimli kasabasında icat edilmiştir. İlk görüntü de yine aynı kasabada Baird tarafından 1926 yılında yayınlanmıştır.

Televizyon Tarihi :

Günümüzden bakıldığında Televizyon aslında icat edileli 100 bile olmadı. John Logie Baird adında bir çocuk vardı. Bu çocuk elektrik konusunda oldukça meraklı idi. 13 Ağustos 1888 yılında İskoçya’nın Helensburgh şehrinde doğan bu çocuğun merakı Dünyayı değiştirmeye yetti. Bulunduğu şehirde geceleri elektrik ile aydınlanan tek ev olma özelliğine sahip olan bu evde yaşayan John ‘un evinin arkasında bulunan ve petrol ile çalışan jeneratör sayesinde birçok yeniliğe herkesten önce sahip oldu. Baird yaklaşık 12 yaşında iken kendi evine kurduğu telefon santrali ile dışarıda bulunan arkadaşları ile rahat bir şekilde konuşabiliyordu. Elektriğe olan ilgisi ve merakı sayesinde, sınırlı da olsa bu şekilde bir telefon santrali kurulmuş ve çalışıyor olması herkesin başarabileceği bir şey değil.

Küçük Baird, Glasgow ve Batı İskoçya Teknik Koleji gibi okullarda eğitim gördü. Bu okullardan elektrik mühendisi olarak mezun olduktan sonra Glasgow üniversitesi’nde mastır yaparak eğitimine devam eden Baird, Savaş yüzünden eğitim serüvenine ara vermek zorunda kaldı. Birinci Dünya Savaşı esnasında orduda görev almak için başvurdu fakat sağlık sorundan dolayı başvurusu reddedildi. Kısa süreliğine de olsa Clyde Vadisinde bulunan bir elektrik firmasında çalışma fırsatı buldu fakat sağlık problemleri nedeni ile çalıştığı bu firmadan ayrılmak zorunda kaldı. Ardından girdiği birkaç küçük şirketten de sağlık sorunlarından dolayı ayrılmak zorunda kaldı. Yaklaşık 1922 yılında memleketi olan Sussex’e geri döndü ve tamircilik yapmaya başladı. Tüm dünyanın karmaşasından uzakta bulunan çalışma ortamında hayalini kurduğu ses ve görüntüyü elektronik olarak başka bir yere taşıma fikri üzerinde yoğunlaşma fırsatı buldu. Çalışmaların ardından kendi kendine birşeyler yapan ve düşüncelerini fiiliyata geçirmeye başlayan Baird, ilk zamanlar sadece bir dikiş iğnesi , teneke parçası , bisiklet lambası ve bir ile denemeler yapar. Dİğer insanlara oldukça uçuk gelen bu fikir konusunda gittikçe artan bir heyecanla çalışmalara devam eder Baird, imkansızlıklar içerisinde pek bir şey yapamaz. Soho kentine taşındıktan sonra çalıştığı konu hakkında oldukça fazla ilerleme fırsatını bulacağı bir laboratuvar kurar. Teknoloji olarak daha rahat olduğu Soho daki laboratuvar da ilk olarak çay kutusu üzerine yerleştirdiği kesilmiş karton, dikiş iğnesi ve bisküvi kutusundan yaptığı düzenek sayesinde adına “Televisior” dediği ilk televizyonu yapmış oldu.

Televizyon ilk olarak 25 Haziran 1925 te patenti alınmış bir icattır. Baird kısa sürede icadı sayesinde tüm Dünyada konuşulur hale gelmiştir.Televisor adını verdiği icadı sayesinde gittiği her yerde ilgi ve alaka ile karşılaşır. Sonunda 26 Ocak 1928 tarihinde icadını Kraliyet Enstitüsü’ne tanıtır. Sonuç olarak görüntüyü elektronik olarak aktarmayı başarır. çalışmaları devam ettirir ve 1929 yılında ilk televizyon istasyonunu kurmayı başarır. o dönemlerde radyo yayını yapan BBC firması ile anlaşma sağlayarak televizyon yayınlarına başlanır. ilk dönemlerde bölgesel olarak yayınlar yapılmaya başlanır. Ardından da 1930 yılında resmen Amerika ve İngiltere de televizyon yayınları başlamış oldu. Kariyeri’nin zirvesinde olan John Logie Baird, Londra’da 20 bin kişiye görüntüyü aktardığı Televizyon ile ulaştı.

Bilinen ilk televizyonun temelleri John Logie Baird tarafından atılmıştır. Baird, 14 Haziran 1946 yılında hayatını kaybetmiştir. İlk televziyon’dan sonra geliştirilerek günümüze ulaşan görüntü teknolojisinin temelleri ‘ ni Philo Taylor Farnsworth atmıştır. Tabi ki her zaman televizyonun ilk mucidi John Logie Baird olarak anılmaya devam edecektir.

Bir çok hareketli parça ile hazırlanmış ilk televizyondan ziyade daha çok elektronik bir televizyon çalışmalarını sürdüren Farnsworth tarafından tasarlanan İmage Dissector isimli kamerası sayesinde ilk elektronik görüntü aktarılmıştır. Bu şekilde yapılmasına rağmen kamera hala çok fazla hareketli parça barındırıyordu. Ayrıca karbon yay aydınlatma için kullanılmaya devam ediliyordu. Yaklaşık olarak 1929 yılında bütün bu sorunları aşan Farnsworth hiçbir mekanik parçası olmayan televizyonun patenti 1930 yılında patent alınmıştır.

İlk televizyonun teknolojisini kullanan BBC ile antlaşma yapmak üzere İngiltere’ye hareket eden Farnsworth ile Baird’in şifketi olan BBC ile yaptığı antlaşmadan sonra BBC, son teknoloji cihazı olan image dissctor e kameralar ile çekim ge görüntü iletmeye başladı. Daha sonraları bu kamera geliştirilerek elektron çoğaltıcı cihaz eklenerek yüksek kontrast sahibi görüntüler elde edilmeye başlanmıştır. Farnsworth çok küçükken yaklaşık 12 yaşında iken çalışma prensibini çözdüğü image dissactor kamera yı 21 yaşında iken çalışır hale getirmiştir. Daha sonraları tüplü televizyon olarak bilinen CRT ( Cathode ray tube ) ekranlar için ilham kaynağı Farnsworth ‘un icadı çok faydalı bir girişim olmuştur. Günümüzde kullandığımız televizyonlarda ki gerçek hareketli görüntüleri görmemizi sağlayan sistemin icadı olarak Philo Taylor Farnsworth olarak bilinmektedir.

Televizyonun Çalışma Prensibi :

Televizyon; Elektrik sinyallerine dönüştürülen görüntü ve sesleri tekrar görüntü ve sese dönüştüren ve ekranı sayesinde izleyici ile buluşturan bir cihazdır.

Aslında televizyon ekranında gördüğünüz görüntüler, küçük ve açık koyu renklerden meydana gelen milyonlarca küçük nokta ile oluşmaktadır. Yani kısaca şöyle özetleyebiliriz; Dönüştürücü cihazdan elektrik sinyalleri sayesinde anten vasıtası ile alıcı olan televizyona gelen elektrik sinyalleri televizyon cihazında milyonlarca küçük noktaya bölünür, bu görüntü ekranda anlık görünür ve insan gözünün göremeyeceği hızda değişerek görüntülere hareket kazandırır. Bu şekilde televizyonun ekranında hareketli görüntüler oluşmaktadır. Böylece ekranda izlediğiniz görüntüler sanki gerçekmiş gibi sizlere sunulmaktadır.

Televizyon sistemi verici ve alıcı şeklinde iki grup vardır. Televizyon kamerası ve radyo verici grubuna girmektedir. Radyo alıcısı ve televizyon alıcısı da alıcı gruplarına girmektedir. Kamera içerisindeki tüpler ışık enerjisini elektrik enerjisine çevirerek antenler vasıtası ile alıcı grubuna gönderir. Alıcı grubunda bulunan televizyona ulaşan görüntüler tekrar tüpler sayesinde elektrik sinyalleri görüntüye dönüşür ve ekrana yansıyan milyonlarca minik nokta sayesinde görüntüler ekrana yansımış olur.

Telefon kablosu ile televizyon yayınları daha net izlenir, nedeni ise iletim kalitesinin daha yüksek olmasıdır. Parazit gibi olumsuzluklar meydana gelmez.

VHF Band Nedir ?

Her TV kanalı farklı bir frekanstan yayın yapar, VHF band çok yüksek frekans manasına gelir ve 30 la 300 MHz arası bir frekans bandı arasında yer alır.

UHF Band Nedir ?

UHF band da ultra yüksek frekanslara verilen isimdir. yaklaşık 300 le 3000 MHz frekans arasında yer alır.

Belirli tekniklerle televizyon yayınları yapılmaktadır. Sırası ile SECAM, NTSC ve PAL dır. İçerisinde bulunduğumuz Türkiye PAL yayın sistemini kullanmaktadır.

Televizyon tüpü içerisinde elektronlar çarpışarak ışık meydana getirmektedir. Sinyal şiddetine göre de çarpışmalar çoğalır veya azalır, dolayısı ile de ışık çoğalır veya azalır. Sinyal gelmediği zamanlarda siyah ekran görürüz.

Şimdiye kadar hep renksiz televizyonlardan bahsettik, Renkli televizyonlarda durum biraz daha farklıdır. 3 Farklı renkte bulunan ışığı oluşturan tüpler sayesinde renkli görüntü izleyebiliyoruz. Ana renk olarak Kırmızı , mavi ve yeşil renklerin karışımından oluşan görüntü yumağı sayesinde renkli televizyon izleyebiliyoruz. Çok hızlı bir şekilde hareket eden ekran sayesinde hareket eden ekranda hareketli cisimleri izleriz. Bir insanın gözü ortalama saniyede 65 resim çeker, televizyon cihazı da daha hızlı bir şekilde görüntüleri değiştirdiğinden dolayı biz ekrandaki görüntüleri kesintisiz bir şekilde hareket ettiğini görebiliriz.

Türkiyede Televizyon Tarihçesi

Ülkemizde televizyon, 1952 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi ( İTÜ ) nin laboratuar ortamında yaptığı çalışma ile başladığı deneme yayınları başlangıç sayılmaktadır. İTÜ ‘ye ait Taşkışla binasında çekimleri yapılan görüntüler ilk zamanlarda çok fazla alıcı olmadığından Halk tarafından İTÜ’nün Gümüşsuyu’n da bulunan binasında ardından da Beyoğlu civarlarında izleniyordu. Televizyonda ilk olarak Kore Savaşı ile alakalı bir film gösterildikten sonra Gazeteci Burhan Felek canlı olarak konuşmuş ve halk bu görüntüleri canlı olarak izlemiştir. Bu yayınlar ayda iki defa 15 günde bir 17:00 ile 18:00 suları arasında yayınlanmaya başladı. Genel olarak yayınlar, Türk Sanat ve Halk müziği, Tiyatro, Klasik Batı Müziği, Konserler, sağlık programları, kültür programları ve çocuk programları şeklinde oluyordu.

İlk resmi televizyon yayınları TRT adı altında 1968 yılında başlamıştır. Fakat asıl çalışmalar daha öncesinde yapılmaya başlanmıştır. O dönemde bazı radyo çalışanları eğitim almak amacı ile Almanya ya gönderilmiştir. TRT kurumu 1964 yılında çıkan kanunla kurulunca Teknik konularda yardım alabilmek için Almanya dan yardım alınmıştır. İlk Televizyon stüdyoları Almanya dan hibe olarak getirilen cihazlar ile kuruldu. Gelen cihazlar Avrupa dahil birçok ülkenin kullandığı PAL sistemine uyumlu olduğundan dolayı bizde bu yüzden PAL sistemini kullanmaktayız.

Yorumlar

Henüz Yorumlanmamış...İlk Yorumu Sen Yapmak İstermisin...!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sidebar