Dolar günü nasıl kapattı?

November 19th, 2008

Serbest piyasada dolar günü 1,63 YTL’den kapattı.

İstanbul ve Ankara serbest piyasalarında alınıp satılan döviz türlerinin, önceki ve bugün itibarıyla alış, satış ve kapanış fiyatları şöyle:

İSTANBUL Pazartesi Alış Pazartesi Satış
ABD Doları 1,6260 1,6280
Avro 2,0560 2,0580
Sterlin 2,4450 2,4700
İsviçre Frangı 1,3600 1,3700

ANKARA Pazartesi Alış Pazartesi Satış
ABD Doları 1,6180 1,6380
Avro 2,0480 2,0750
Sterlin 2,4040 2,4600

haber3

Yumurta gibi fiyatı da büyük

November 19th, 2008

Devekuşu yumurtası Konya’da pazar tezg

düşüncem sizce doğrumu????

November 19th, 2008

şuan yoğun bi realize yaşanıoo bu yüzden de endekste düşüş var
şuan endeksle paralel kağıtlara yönelmek gerekio
örnğin tskb 55000 iken endeks kağıt 2:45 gördü
şuan 2:21

bence o ve benzeri kağıtların realize bitimi ile çıkışı güçlü olcak
benimki sadece bi düşünce

görüşlerinizi özel mesajdanda bildirebilirsinizz

IMF’yle görüş ayrılığı nedeni belediye payı

November 19th, 2008

MARDİN - GAP Eylem Planı kapsamında Mardin’de bulunan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, basın mensupları ile bir sohbet toplantısı düzenledi.

GAP bölgesinde 3 kalkınma ajansı daha kurulmasına karar verildiğini belirten Ekren, diğer bölgelerde oluşturulacak ajanslarla beraber kalkınma ajans sayısının 10’a yükseleceğini ve buna ilişki düzenlemenin Pazartesi günkü Bakanlar Kurulu toplantısında görüşüleceğini söyledi.

Daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Ekren, ABD’de yapılacak G-20 toplantısına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir heyetin katılacağını ve küresel krizin geniş kapsamlı bir lider zirvesinde ele alınacağını ifade etti.

Dünyanın önemli bir kriz sürecinden geçmekte olduğuna dikkat çeken Ekren, kriz sonrası oluşacak yeni mimaride ülkelerin pozisyonunun çok önemli olacağını vurguladı. G-20 toplantısında bu kapsamdaki görüş ve önerilerin de dile getirileceğini anlatan Ekren, yeni dönemde G-7’ler ile G-20’lerin iyi bir pozisyon oluşturabilmesi halinde kurumsal işbirliğinin adımının da atılmış olacağını ifade etti.

Bir gazetecinin bankaların dış borçlarına garanti getirilmesine ilişkin bir hazırlık olup olmadığı sorusu üzerine de Ekren, reel sektör ve bankalarla sürekli toplantılar yaptıklarına işaret ederek, bu çalışmaların son aşamada kurumsal bazda değerlendirileceğini söyledi.

Ekonomik Koordinasyon Kurulunun çeşitli kesimlerle toplantılar yaptığını da hatırlatan Ekren, şöyle devam etti: “Ekonomi yönetiminin genel olarak üzerinde duracağı temel konu makro ve finansal istikrar çerçevesinde bir süreç oluşturmak, burada vergi mükellefiyetine maliyetin az olması lazım. Ama kaçınılmaz olursa onu da oturup değerlendireceğiz dünyada kurallarla uyuşmayan bir müdahale süreci başladı bu bizim için haksız bir süreç başlatabilir. Biz de mali disipline bağlı kalarak gerekli inisiyatifleri alacağız. Ama burada önemli olan kamu menfaati, vergi anlamında. Bankalar Birliği sayın Başbakanı ziyarete geldi orada da sendikasyon kredileri dahil içeride güven ve istikrarın bozulmaması için gerekli konular üzerinde ana hatlar ile üzerinde duruldu. Ulaşılan sonuç, bankalar eskiye nazaran daha iyi durumda, ama sürecin ortaya çıkaracağı yakın tabloyu izleyerek gerekli adımları da atalım diye düşündük. TOBB ile bankacılık sektörü de görüşüyor belki onlarla da bir toplantı yapıp tartıştıkları listeye bakmak lazım.”

TEMEL GÖSTERGELER KONJONKTÜR DALGASINA GİRDİ
Küresel krizle ilgili Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankasının çeşitli çalışmaları olduğunu anlatan Ekren, Merkez bankasının dövizle ilgili inisiyatifinin de bu çerçevede değerlendirildiğini belirtti.

Bu tür kurumların hızlı bir şekilde kendi inisiyatifleri ile karar almaları için onları serbest bıraktıklarını kaydeden Ekren, bundan sonra içeriği farklı politikalar gerekirse, bunu da sektörlerle birlikte belirleyeceklerini ifade etti.

Bu tür politikaların ileride bize maliyeti olmamasının önemine işaret eden Ekren, “6 ay sonra gündem değişir, bunun maliyeti farklı olur” diye konuştu.

Küresel krizin Türkiye’yi etkileyeceğini ancak hasarın minimize edilmesinin önemini vurgulayan Ekren, “Türkiye’nin küresel krizle ilgisi olsun veya olmasın ekonomik göstergeleri zaten bir konjonktür dalgasına girdiğini gösteriyor. Burada üzerinde durulması gereken dış talep dış fon ihtiyacının ortaya çıkardığı tablodur. Türkiye’nin kendine has büyüme ve istihdam dinamiği bunlarla örtüşmeyebilir. Küresel türbülanstan çıkışta orta yol içeride de kendi kullanacağı gayretlerdir.” açıklamasında bulundu.

Ekren, “Krizin neresindeyiz?” şeklindeki soruya verdiği yanıtta da ekonomik gelişmelerin en çok para piyasalarını etkilediğini, kur faiz ve borsada hızlı değişikliklere yol açtığını kaydetti.

Türkiye’nin tasarruflar yetersiz olduğu için dış kaynak ihtiyacı bulunduğunu belirten Ekren, bu noktada buraya da odaklanmasına ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Yeni dönemde kuralların çok daha önemli hale geleceğini ifade eden Ekren, yeni mimaride Türkiye’nin güçlü olması için mali disiplinin devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.

MEVDUAT GARANTİSİ
Başbakan Yardımcısı Ekren, Bakanlar Kurulunun mevduata sınırsız garanti getirip getirmeyeceğini sorulması üzerine de mevduat garantisini sistemindeki önemine işaret ederek şunları söyledi: “Ama geçmiş dönemlere baktığımızda mevduat garanti sisteminin oluşturacağı ilave maliyetler de var faiz artırımından tutun ahlaki rizikoya kadar. Sistemi düzeltmeyi amaçlayan bir adım olan düzenlenme ve denetleme mekanizmalarını güçlendirmezsek, gözlemlemeyle, farklı sonuç ortaya çıkar. Zaten bakanlar kurulu yetki almakla böyle bir inisiyatif kullanılabileceğini çok net olarak anlattı. Yasal bir düzenlemeye gerek kalmadan ortaya çıkacak bir gelişmeye anında tepki verecek bir sistem oluşturmuş olduk.”

Sendikasyon kredilerinin tasarı kapsamında yer almadığını ve bunun için ayrı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu da belirten Ekren, bu konuda da gerçekleşme durumuna göre çok daha net bir yaklaşımın ortaya çıkacağını kaydetti.

Ekren, “Bankaların normalde sendikasyon kredileri ne kadarı geri ödeniyor onu görmemiz gerek, şu anda görülen yüzde 50-65 dolayısıyla elimizdeki döviz rezervi ile bunu çözümlenmeme ihtimali yok, bir sorun çıkarsa da gereken tedbirleri alırız” diye konuştu.

Dış kaynakların daraldığına işaret eden Ekren, “banka sendikasyonu yurt dışında yenileyemiyorsa, ihtiyacı nereden giderecek? İçeriye bakacak içeride nereye bakacak? Merkez bankası ve bankalara bakacak. Piyasaya bakacak, bankaların döviz ihtiyacını gidereceği mekanizmalar belli bunların etkin kullanılmayacağına dair de bir işaret yok “ diye konuştu.

Bankaların döviz mevduat hesapları ve merkezin döviz rezervlerine bakıldığında şu an bir sorun gözükmediğini belirten Ekren, küresel krize bağlı olarak diğer ülkelerin durumuna göre bir haksız rekabetin meydana gelmesi halinde durumun değerlendirileceğini bildirdi.

Mevduat garantisinin bankalar arası mevduatlar dahil bütün mevduatı kapsadığına da işaret eden Bakan Ekren, küresel finansal krizin ihracat gelirlerini de etkileyeceğini anlattı.

EKONOMİLER HAKSIZ MALİYET ÜRETMEYE BAşLADI
Ekren, dünyada aşırı likidite bolluğu bulunduğunu küresel krize karşı alınan önlemlerin de yine likidite bolluğu içerdiğini de anlattı. Her ülkenin bu konuda tedbir aldığını belirten Ekren, “Başka ülkeler başka ekonomilerin aldığı kararlar, haksız rekabet, haksız maliyet üretmiyorsa ki üretmeye başladı böyle bir sonuçta ekonomi yönetimi buna uygun tedbirler alacaktır “dedi.

IMF İLE İLİşKİLER
IMF ile ilişkiler konusundaki sorular üzerine de Ekren, ABD’deki G-20 toplantısında konunun muhtemelen bütün detayları ile konuşulacağını söyledi.

Ekren, IMF ile anlaşma konusunda net bir şey söylenmediğinin dile getirilmesi üzerine de “’söylemek çok kolay değil ama. iki tane ana konudan dolayı” diye konuştu.

Türkiye’de kamu yatırımlarının IMF açısından sorun yaratmadığını ifade eden Ekren, GAP’a ilave 14,5 milyar YTL kaynak ayrıldığını ve IMF ile gözden geçirme tamamlanmadan bunun ilan edildiğini kaydetti.

Aynı şekilde sigorta primlerindeki 5 puan indirimin de IMF ile sıkıntı yaşanmadan çözüldüğünü söyleyen Ekren, üçüncü konuyu ise merkezi yönetimden yerel yönetimlere aktarılan fonların oluşturduğunu bildirdi.

Ekren, bu konuda IMF ile dozaj ve miktar sorunu yaşandığına işaret etti.

Ntvmsnbc - AA

Suya da zam geliyor

November 19th, 2008

Suya ortalama yüzde 4,22 oranında artış öngören İSKİ Genel Müdürlüğü’nün 2009 yılı Analitik Bütçe Tasarısı Tarife
Teklifleri ve Hizmet Tarifeleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Kasım
ayı toplantılarında görüşülmek üzere gündeme alındı.
Hazırlanan su satış tarifelerine ilişkin teklifte, 15 Ağustos 2008’den
beri uygulanan su tarifesinde ortalama yüzde 4,22 oranında artış öngörüldü. 1
Ocak 2009’da yürürlüğe girmesi önerilen yeni su tarifesi, İstanbul Büyükşehir
Belediye Meclisi’nde görüşülüp onaylandıktan sonra kesinleşecek.

HaberTürk

Sezer: Ürünlerimizden gurur duyuyoruz

November 19th, 2008

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında kabul görmesinden herkesin gurur duyduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Sezer, Dünya Standartlar Günü dolayısıyla yayınladığı mesajda, standartlara ve toplam kalite anlayışına uygun yapılan üretimin maliyetleri azalttığını, kaliteli mal ve hizmet sunumu sağladığını, rekabet gücünü artırdığını, tüketici haklarının korunmasına ve toplumsal gönencin yükselmesine katkıda bulunduğunu vurguladı. Dünyadaki gelişmelere koşut kalkınma çabalarını sürdüren ve rekabet gücünü artıran Türkiye’nin, bölgesindeki önemli ekonomik aktörlerden birisi durumuna geldiğine işaret eden Sezer, şunları kaydetti: "Bugün Türk ürünlerinin dünya pazarlarında kabul görmesinden hepimiz gurur duyuyoruz. Bunda uluslararası standartları yakalama ve dünya ölçeğinde üretim yapma anlayışının benimsenmesinin payı büyüktür. Bu alanda TSE de önemli sorumluluklar üstlenmiştir

Forex Uzmani…

November 19th, 2008

[50 mesajı olmayan foruma link yollayamaz, bu kural virüs ve reklam gönderenler çoğaldığı için konulmuştur.]

Buğdayda kuraklık bereketi

November 19th, 2008

ADANA (İHA) - Çukurova’da üreticilerin, kuraklık beklentisine rağmen geçen yıl dekar başına 447, bu yıl ise 458 kilogram buğday elde ettiği bildirildi.
Adana İl Tarım Müdürü Abdullah Keskin, yaptığı açıklamada, buğdayın bu yıl kuraklıktan etkilenmediğini belirterek, geçen yıl 1 milyon 158 bin olan rekoltenin bu yıl 1 milyon 200 bin tona ulaştığını söyledi.

Keskin, yaptığı açıklamada, Çukurova Bölgesi’nde kuraklık nedeniyle buğdayda rekoltenin düşeceği yönündeki beklentilerin aksine artış olduğunu söyledi. Keskin, "Geçen yıl 2 milyon 594 bin dekar alandan 1 milyon 158 bin ton, dekar başına ise 447 kilogram buğday hasat edildi. Ancak bu yıl, 2 milyon 262 bin 756 dekar alandan 1 milyon 200 bin ton, dekar başına ise 458 kilogram buğday hasat edildi" dedi.

Ekim alanı daralmasına rağmen dekar başına alınan verimin ve rekoltenin üreticinin yüzünü güldüğünü söyleyen Keskin, "Bu yıl kuraklık yaşanmasına rağmen buğdayda bereketli bir yıl yaşandı" dedi.

Çukurova Bölgesi’nde buğday kilogram fiyatının 400 ile 420 YKr arasında değiştiği bildirildi.

mucize yaşam

November 19th, 2008

9 aylık bir bebek mama ve bez masrafları günde 1 paket sigara içen anne ve 15 yaşında bir erkek çocuğu boş bir eve bırakılıyor ve 100 ytl veriliyor.
21 gün bu parayla idare ediyorlar.
bunu nasıl başarırlar??

yorumlarınızı bekliyorum….

Petkim’de devir yarın

November 19th, 2008

Petkim’de devir yarın
Ankara (AA)- Petkim sermayesindeki yüzde 51 oranındaki kamu hissesinin Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubuna devri, yarın gerçekleştirilecek.

Petkim’in 2 milyar 40 milyon dolar tutarındaki hissesinin Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubu’na devrine ilişkin sözleşme yarın imzalanacak. Ortak Girişim Grubu, devre konu olan hisselerin bedelini vadeli ödeyeceğini açıklanmıştı. Söz konusu şirket dün de İMKB’ye yaptığı açıklamada, yüzde 50 peşinat tutarı olan 1 milyar 20 milyon doları ÖİB’ye ödediğini bildirmişti. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Petkim’de satış sözleşmesinin imzalanması ve diğer işlemlerin tamamlanması için alıcıya 30 Mayıs’a kadar süre vermişti.

Petkim’in yüzde 51 oranındaki kamu hissesinin blok satış yöntemiyle özelleştirme ihalesi, 2007 yılı Temmuz ayında gerçekleştirilmiş, ihalede en yüksek teklifi, 2 milyar 50 milyon dolar ile TransCentralAsia Petrochemical Holding Ortak Girişim Grubu vermişti. Ancak daha sonra ihale komisyonu, ihalede 2 milyar 40 milyon dolar
bedelle en yüksek ikinci teklifi veren Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubuna yönelik karar verdi ve satış onaylandı. Bu arada, Petrol-İş Sendikası’nın Petkim’in özelleştirilmesine karşı açtığı bazı davalarla ilgili yargı süreci devam ediyor.

This blog has been fine-tuned by 7 WordPress Tweaks